Duygularımı ifade etmeye nereden başlamalıyım. Diziyi biterenler çok iyi anlayacaktır ki dizi bittiğinde 30 dakkika ben şimdi ne izledim edası ile düşüncelere dalmıştır belki halıya bakmıştır. Hiç tereddüt etmem, her dizi, film tartışılabilir tabi saygım sonsuz buna ancak bu dizi benim için tartışalamaz şekilde zirvedir. Hayatta belli yaşa kadar, sadece karşısındakinin istediği gibi yaşayan ve potansiyelinin yanı sıra sakin bir hayat süren biri. Kim o tabi ki Walter White. İsmini yazarken bile üşüyoruz reis havası var, tüylerim diken diken. Walter sıradan bir aile babası. Okulda kimya öğretmenliği yapan biri ve ailesini geçindirebilmek için ekstra iş olarak araba yıkamacıda çalışıyor. Ah Walter neydi o günler. Öte yandan hayata yeni başlayan, ailesi ile sorunlar yaşayan biri Jesse. Hayat aslında sana güzel ama farkında değilsin. Hergün ot, eğlence. Jesse bu hayat böyle geçer mi. Jesse karakteri aynı zamanda bence diziye fark boyut getiren bir karakter. Görünürde kesinlikle ilk izlenim ”aptal” olucaktır. Ama iç dünyası saf, temiz, sevgi doludur Jesse’nin. Sadece ona biraz sevgi gösterin. Jesse karakteri yönetmen Vince Gilligan tarafından ilk sezon sonunda öldürülecekmiş. Ah be Vince ne yapıyordun! Dünya’nın en güzel dizisini az daha yarıda bırakacakmış. Neyse ki o karakterin üzerine koyup harika senaryosu ile diziye renk vermiş. Walter ve Jesse’nin arasındaki bağ çok farklı dizi her sezon üstüne koyarak gitti. 5. sezondaki Jesse ve Walt buluşmasını çoğu kişi hatırlayacaktır. Buluşmayı Saul ayarlamıştı ve Kaçak Walter Jesse’den haber almak için ordadır aslında. Jesse o kadar güzel bir konuşma yapar ki, ”Bir kerecik olsun bana karşı samimi ol. Senden yardım istiyorum de…” Walter bu yüzden Jesse’yi çok sevmektedir, cesareti ve dürüstlüğü yüzünden ve ona belki de hiç olmadığı kadar samimi bir şekilde sarılır. Bu sahne beni hep etkiler. Her sezon farklı bir Walter izledik. İlk sezon 6. bölüm neydi öyle. Hiesenberg’ün doğuşu. Tabi dizide yan karakterler de çok fazla iyi iş çıkarmış. Benim en iyi yan karakterim Mike’tır. Çoğu kişi eminim ki Saul goodman diyecektir. Onun da hakkını yemek istemem oda iyi iş çıkarmış ve tabi ki dizinin spin off’u olan Better Caul Saul dizisi ile başrolü kaptı. Mike karakterine bence Better Caul Saul dizisinde daha fazla yer verilmiş. Onu izlerken hep başka bir keyif alıyorum. Jesse ile arasındaki bağıda çok sevdim. Hey kid! deyişi kulaklarımda.. Gus Fring’e gelicek olursak ki diziye ayrı heyecan getiren karakter. Her işi prof şekilde takım elbisesi ve üslubunu hiç bozmadan işleri çözüme kavuşturur. Walter’ın en korktuğu kişi. Tavuklar zincirinin sıradan görünümlü büyük mafya adamı. Gus abimizinde geçmişi insanı bir üzmüyor değil. Bu günelere kolay gelinmedi tabi ki.. Skyler’a deyinmeye gerek varmı sizce. Neyse izleyenler gerek yok dedi bile ancak Jesse’nin özel repliğini de kullanmak gerekir hem ”Bitch”. Sklyler, dizideki en gıcık karakter. Ama iyi ki sende vardın Sky, Walter az ekmeğini yemedi. İşin sonucu efsanevi dizi 2013’te sonlandı ve her sezon farklı bir şekilde zirve yapan yapım, sinema severlerin hep en üst zirvesinde yer aldı. Sanırım bu uzun süre böyle devam edicek.. Bu arada dizinin kamera arkası çok komiktir. Bu diziye karşı gerçekten çok eğlenmişler..