Patch Adams harika bir insansın sen. Konuya böyle girmek istedim çünkü anlatmak için, ne yazsam diye düşünürken o kadar çok düşünce var ki onun hakkında tek yazılacak şey bu ama fazlasını barındırıyor bu cümle. Film 1999 yılında Abd’de gösterime girdi. Abd için başta çok rağbet görmemiş olsada zaman ile gündem olmuş bir film. Türkiye ve Avrupa için halen daha bilinmiyor olabilir. Filmin başrolünde efsane oyuncu Robin Williams var. Tabi Williams sevenlerin kesin bileceği bir film. Konuya gelecek olursak, orta yaşlarda hayatının ne tarafa gittiğini bilmeyen depresyonda olan bir adam, bir gün intihara teşebbüs edebileceğini anlayıp akıl hastanesine kendi rızası ile yatar. Aslında orada hayatı değişir.

Gerçek adı Hunter Adams olan Patch ismini tamda bu akıl hastanesinde alır. Deli olarak gördüğü herkesin aslında bir derdi olduğunu ve insanlara yardım etmenin en güzel şey olduğunu burada görür. Hayatını değiştiren kişi ise deli damgası yiyen bir doktordur. Bardağı delik olarak içen doktor, Adams’ın yanına geldiğini görür ve konuşmaya başlarlar. Patch hastanedeki herkes ile konuşarak motive bulmaya çalışır tabi herkesten farklı görünen biri varsa oda doktordur. Bardağın aktığını göre Adams hemen altını yapıştırır ve o sırada doktor ona 4 parmağını gösterir ve der, ”burada kaç parmak görüyorsun Hunter”. Cevabı 4 olur ve daha iyi bak görülmeyeni gör der doktor. Patch daha derin bakar ve 8 der o sırada senin deli olmadığını biliyordum diye seslenir doktor. Bardağımı tamir ettin senin ismin Patch olsun der ve hikayesi burda başlar aslında. Çok uzun anlattım bu sahnesyi biliyorum ama çok seviyorum. O sahneyi de paylaşmak isterim sizinle:

Sonra 40 yaşında üniversiteye girmeye Tıp Fakültesi okumaya karar verir yeni ismi ile Patch Adams. Herşey daha güzel gelmeye başlar, hayata tekrar başlamıştır. Tıp okurken gördükleri, çalışkan süzme insanlar, hayatta şiddet görmüş terk edilmiş insanlar. Patch isminde olduğu gibi sadece okumaya değil hayat değiştirmek için girmiştir üniversiteye. Öylede yapar ve daha ilk sınıftayken yasak olmasına rağmen 4. sınıfların derslerine girer ve hastalar ile konuşur. Bir sahnede; öğretmen öğrencilere hastanın yanında iken sorusu olan var mı der, bir öğrenci teorik bilgi sorar ve cevap alır. O sırada Patch’te soru sorar ”hastanın adı neydi acaba” der. Aslında o kadar içten bir soru ki bazen tek gülümseme bile iyileştirir teorisini tıp alanında denemeye başlar. Patch tıp dünyasına yeni solu kazandırmak ister.

Lösemili çocukların yataklarına gider ve onlar ile oyun oynar. Yaşlı hastalar ile konuşur son dileklerini öğrenip hayata geçirir. Patch Adams insanlığa dair olması gereken herşeyin özeti gibi. Tabi insan düşünüyor, hayatta son evredeyken kimse sana yardım etmezken kendisine yardım edip ayağa kalkmak kolay mıdır diye, Patch Adams filmini izleyince umut doluyor insan. Filmdeki o kadar harika ayrıntılı sahneler var ki yaz yaz bitiremem burada. Hastanelere gidip oradaki sistemi görünce tıp sektörünün ne kadar kötü olduğunu gören Patch, hemen yeni bir çözüm ile kendi hastanesini kurmk ister. Hemde ücretsiz şekilde hizmet vererek. Hastaneler kayıt ve para almadan tedavi uygulamazken, Patch kendi hastanesinde sadece isim kabul ediyor. Tabi herşey toz pembe değil hayatta, sonuçta gerçek bir hikaye ve kötü insanlar çoğunlukta dünyamızda. Her şeye rağmen Tıp Fakültesinden mevzun olan Patch Adams’ın hayatını anlat anlat bitiremeyiz. Tabi oradaki olayları filmi izleyince daha net izlersiniz özetim olarak kıyıda köşede kalmış başyapıt filmidir bu kaçırmayın derim.

Hunter Doberty Adams (Patch Adams) 28 Mayıs 1945 Doğumlu. 75 yaşında Washington D.C. de yaşamaya devam ediyor. Hala çocuklar ve yetişkinler için etkinlik yapıyor, yardım ediyor, en önemlisi kendi hayat felsefesi gülümseme ile mutluluğun çoğalmasını sağlıyor. İyi ki varsın Patch, görülmeyeni gören adam.